-
BIST 100
16226,70%-0,16
-
DOLAR
44,22% 0,07
-
EURO
51,02% -0,03
-
GRAM ALTIN
6909,45% -2,85
-
Ç. ALTIN
11431,80% -1,34
ZONANIN EN ÖNEMLİ NEDENİ STRES
u çiçeği hastalığı sonrasında bazı sinir köklerinde uyku durumunda olan varisella zoster virüsünün çeşitli nedenlere bağlı olarak tetiklenmesi ile ortaya çıkan ve viral bir hastalık olan zona, 50 yaş üzerinde daha sık olmakla birlikte her yaşta görülebiliyor. 80 yaş üzerindeki kişilerin yaklaşık yarısının yaşamı boyunca en az bir kez zona geçirdiğini belirten Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Kübra Esen, “Stres, diyabet, kortizon tedavisi gibi bağışıklığı baskılayıcı özellik gösteren ilaçların kullanımı, uzun süreli (kronik) rahatsızlıklar, altta yatan bir kanser hastalığı bulunması, radyoterapi ve cerrahi girişimler hastalığı tetikleyebilir. Zona sağlıklı kişilerde genellikle belirli bir yerle sınırlı, daha az ağrılı olurken, yaşlı hastalarda ve bağışıklık sistemi baskılanmış olan kişilerde daha şiddetli seyreder” açıklamasında bulundu.

Zona, ‘Varisella Zoster Virüsü’nün etken olduğu, genellikle belirli bir bölgeyle sınırlı veziküler lezyonlar ile seyreden sekonder enfeksiyondur. Bu virüsün çocukluk ve diğer küçük yaş grubu bireylerde ilk karşılaşmada su çiçeği adı verilen bir hastalık tablosunu oluşturduğunu, su çiçeğinin geçmesi ile virüslerin sinir sisteminde yıllar boyu uyku halinde bekleyebildiğini hatırlatan Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Kübra Esen, “Zona, uyku halindeki virüslerin tekrar harekete geçmesiyle oluşan bir hastalıktır. Virüslere bağlı oluşan hastalıklardan biri olan zona, ağrı ve yanma hissine neden olan kırmızı renkli deri döküntüsü ve su kabarcıkları ile karakterizedir. Oluşan döküntüler genel olarak vücudun bir yarısında oluşma eğilimindedir ve gövde, boyun ve yüz hastalığın belirtilerinin en sık meydana geldiği vücut alanlarıdır. Zona vakaları yaklaşık olarak 2-3 hafta içerisinde gerileme eğiliminde oluyor” şeklinde konuştu.

Ateş, baş ağrısı ve halsizlik zona belirtisi
Zona hastalığının ilk başta ateş, baş ağrısı ve halsizlik gibi şikayetlerle kendini gösterdiğini vurgulayan Dr. Kübra Esen, “Zonanın çıkacağı bölgede önce kaşınma, batma, bazen ağrı gibi anormal deri duyuları olur. Bu dönemde, kas ağrısı, kalp ağrısı, böbrek ağrısı, apandisit, migren gibi ağrıya yol açabilecek durumlarla karışabilir. Bu belirtileri takiben 3-5 gün içerisinde ağrılı ve ödemli kızarık kabarıklıklar oluşur ve kısa süre sonra grup şeklinde küçük su kabarcıkları gelişir. Bu döküntülerde yanma hissi belirgindir” dedi.
Gençlerde sıklıkla toraks bölgesi yani gövde üst kısmın, yaşlı kadınlarda kuyruk sokumunun, yaşlı erkeklerde ise göz çevresinin zonadan daha çok etkilendiğini paylaşan Dr. Kübra Esen, “Lezyonlara bazen delici bir karakteri olan ağrının eşlik etmesi tipiktir. Ağrı gençlerde hafiftir, bazen hiç olmayabilir. Yaşlılarda ise hemen her zaman ağrı olur ve şiddetlidir. Bağışıklık sistemi normal olan bireylerde tüm lezyonlar 2-4 hafta içinde geriler. Gerileyen lezyonların yerinde genellikle iz kalmaz. Ağrı genellikle döküntüyle birlikte gerileme eğilimindedir. Ancak bazen inatçı ve kronik seyreden postherpetik nevralji dediğimiz ağrı görülebilir. Bu durumda Nöroloji ya da Algoloji uzmanlarının önereceği tedaviler faydalı olabilir” diye konuştu.
Zona hastaları bağışıklığı baskılanmış ve gebe olan kişilerin yanında bulunmamalı
Klasik, sınırlı zona lezyonlarının bulaşıcılığının düşük olduğunu ancak aktif su kabarcıklarının içinde bulunan virüslerin bulaşıcı olduğu için temas yoluyla bulaşmanın nadiren de olsa görülebildiğini paylaşan Dr. Kübra Esen, “Varisella Zoster Virüsü’nün daha önce bu virüs ile karşılaşmamış bireylere geçmesi halinde bu bireylerde su çiçeği hastalığının gelişimi ile sonuçlanabilir. Varisella Zoster Virüsü’nün bulaşması hastalık sırasında ortaya çıkan lezyonların içeriği ile temas sonrasında gerçekleşebileceğinden lezyonlara temas edilmemesi ve el hijyenine önem verilmesi önerilir. Zona hastaları özellikle bağışıklığı baskılanmış veya gebe olan kişilerin yanında bulunmaktan kaçınmalı” dedi.

10 günde azalmayan belirtiler varsa yeniden doktora başvurulmalı
Zona hastalığının tanısının genel olarak bu rahatsızlığa bağlı oluşan tipik lezyonların görülmesi, klinik belirtiler ve çeşitli testler ışığında gerçekleştirildiğinin altını çizen Dr. Kübra Esen, “Zona tedavisinde antiviral ilaçlar reçetelendirilir ve bu ilaçların kullanımını takiben lezyonların gerilemesi hızlanır ve ağrı hissinin kontrolü sağlanabilir. Antiviral ilaçlar dışında oluşan ağrı ve ödem kontrolü için antienflamatuar ilaçlara başvurulabilir. Uzun dönemli ve şiddetli ağrı hissinde ise narkotik ağrı kesiciler, nöbet engelleyici ilaçlar ve cilt üzerine uygulanabilen anestezik ilaçlar hekimler tarafından reçetelendirilebilir. Antihistaminik grubu ilaçlar zona hastalığında ortaya çıkan kaşıntının giderilmesinde etkilidir. Zona hastalığı birkaç hafta içerisinde düzelme eğiliminde olan bir rahatsızlıktır. Tedaviye rağmen 10 gün içerisinde belirtiler ve şikayetlerde bir düzelme olmaması halinde hekime tekrar başvurulması gerekiyor” hatırlatmasında bulundu.
Alsancakspordan büyük başarı, Fenerbahçe’yi elediler
CSA’ da İki etkinlikle Atatürk, bilim ve sanatla anıldı
Burdurlular kahvaltıda buluştu
Zekâ oyunlarıyla aile bağları güçlendi
Kendi toplayana karpuz bedava
Üzüm üreticileri Güney’den seslendi “Alın teri bu kadar ucuz olamaz”
Dodurga'da seracılıkta hedef 50 dekar ve 25 ton verim
Güney İlçesinde üzüm hasadı başladı
Köy-Koop başkanları Denizli’de buluştu
Balıkçılar balçığa saplanan leyleği böyle kurtardı
Zoroğlu, ‘Okula başlarken ailenin rolü hayati önem taşıyor’
Kaplan, ‘Kontrolsüz şarj üniteleri tehlike saçıyor’
Akaydın, ‘Aile hekimliğinin ayrı bir sözleşme masası olmalıdır’
Desibelin efendisi Enes Kuru Çameli’de gönülleri fethetti
Denizli’de el sanatlarına vali desteği
Derviş Evi İtalyan basınında
Yörüklerden, 17 Ağustos’un 26. Yılında depreme karşı bilinç çağrısı
Denizli’de binlerce öğrenciye hem hediye hem farkındalık
Çocuklarda çene ve diş gelişimine dikkat
DEHAD Başkanı Akaydın “Hasta sağlıklı olduğu için hekim cezalandırılır mı?”
Denizli’de Kur’an Kursu öğrencilerinden şehide vefa
Efsan Makina ve Diva Envitec’ten stratejik ortaklık
Desibelin efendisi Enes Kuru
Afatoğlu, "Anayasanın temel taşlarıyla oynamak milli birliğe tehdittir"
Doktor Barım, ‘Emzirme, sadece beslemek değildir’
Anne ve çocuklar maske boyama atölyesinde buluştu
Abaş Sülalesi 21. kez Çayırlı’da buluştu
Tripolis Hotel&Spa, 2026'da dünya turistlerini ağırlamaya hazır
Pamukkale’de diziyi izleyen kursa koştu
Denizli’de Yörük kültürü merkez parkta hayat buldu
Yükleniyor



